20 Eylül 2017 Çarşamba

Depremlerin Oluşumu

34878 defa okundu

Yeryüzünde her yıl yaklaşık olarak 800000 (sekiz yüz bin) deprem olduğunu tahmin ediliyor. Bunların büyük bir bölümü insanlar tarafından fark edilmeyecek kadar hafif şiddette olur. Bu tür depremler ancak sismometre ya da deprem ölçer denilen duyarlı aygıtlar tarafından saptanabilir.



Tanım  Richter Ölçeğine Göre Büyüklüğü  Yıllık Ortalama

Çok Çok Şiddetli (Great)   8 - 1

Çok Şiddetli (Major)          7 - 7.9 18

Şiddetli (Strong)               6 - 6.9 120

Orta Şiddette (Moderate)   5 - 5.9 800

Hafif (Light)                      4 - 4.9 6200 (Tahmini)

Çok Hafif (Minor)              3 - 3.9 49000 (Tahmini)

Çok Çok Hafif (Very Minor) 2 - 3 Günde Yaklaşık 1000

                                       1 - 2  Günde Yaklaşık 8000


Depremler,önce hafif bir sarsıntı ve yer içerisinden gelme top seslerini andıran gürültülerle başlar, sarsıntı birden şiddetlenir, en yüksek mertebeye çıkar ve en çok hasar yaptıktan sonra yeniden yavaşlar, bir süre hafif sarsıntılar şeklinde devam eder ve sonucunda duyulmaz olur. Deprem sırasında yer sarsılmaya başladığı zaman, binalar her yöne doğru dengesiz bir şekilde sallanır. Bir kenti vuran şiddetli bir deprem sırasında çöken duvarlar, çatılar ve bacalardan kopan tuğlalar, beton blokları ve kırılan camlar büyük bir gürültüyle çevreye saçılır. Kimi zaman toprakta yüzey kırığı adı verilen yarıklar oluşur. Ancak sanılanın aksine bunlar, çok ender olarak arabaları ya da insanları yutacak büyüklükte olur.

Toprak Kaymaları:Depremin yol açtığı toprak kaymaları sırasında çok büyük miktarlarda toprak ve kaya parçası yamaçlardan aşağı düşer. Toprak kaymaları, şok dalgalarının yamaçlarda titreşim oluşturması nedeni ile toprak ve kayaların yerinden oynaması sonucunda olur. Yamaç kararsız hale gelir ve sonunda toprak ve kayalar aşağı kaymaya başlar. Bazen yerin üst katmanı olduğu gibi aşağı kayar ya da parçalanarak, yolunun üzerindeki her şeyi de beraberinde taşıyarak, kayan toprak ve kayadan oluşan bir ırmak gibi aşağı akar.

Sıvılaşma:Kaya ya da sıkışmış tortulların (kum ve çamur) üzerinde bulunan binalar, gevşek ya da ıslak tortulların üzerindekilere kıyasla depremden daha az zarar görür. Yerin ıslak ve tortulların gevşek olduğu bir bölgede deprem olunca tanecikler şok dalgaları tarafından sarsılır. Su, sıvılaşma denilen süreç sırasında tanecikler arası boşluklardan yüzeye çıkar. Yüzeye çıkmasıyla, yer akışkan ve kararsız hale gelir. Arazi gözlemleri göstermiştir ki; sıvılaşma olan yerlerde kum, su ve çamur fışkırmaları meydana gelmektedir. Sıvılaşmanın oluştuğu zeminlerin üstünde yer alan yapılarda ise dönme ve oturma gibi olaylar görülmüştür.

Tsunami:Deniz altında ya da karanın kıyıya yakın bir yerinde meydana gelen depremin neden olduğu bir dizi dalgaya tsunami adı verilir. Tsunami sözcüğü Japonca’ da liman dalgaları anlamını taşır.

Bir deprem sırasında, deniz tabanının fay düzlemi boyunca yükselmesi tsunami dalgalarının oluşmasına yol açar. Tsunami dalgalarının deniz yüzeyindeki oluşumu, yer hareketlerinin deniz tabanında yol açtığı yükselme ya da alçalmadan kaynaklanır. Açık deniz de, bu dalgalar büyüklük bakımından normal dalgalardan farklı olmasalar da çok daha yüksek hızlarda yol alırlar. Oluştukları noktadan her yöne yayılan tsunami dalgaları, saatte 800 km gibi inanılmaz bir hıza erişebilirler.

Diğer dalgalar gibi bir tsunami dalgası da sığ sulara ulaştığı zaman hızını büyük ölçüde yitirir. Öte yandan, normalin üstünde bir hızla yol aldığı için yavaşlaması yükselmesine neden olur ve böylece kıyıya dev bir dalga olarak çarpar. Bazı tsunami dalgalarının boyu 30 – 50 metreye erişebilir. Her deprem, tsunami dalgalarının oluşmasına yol açmayacağı gibi, her tsunami de büyük zarara neden olacak kadar güçlü değildir.

Birçok depremlerde yeni kaynaklar meydana gelmekte, eskiler yerlerini değiştirmekte, suları azalıp-çoğalmakta, sıcak sular fışkırmakta, kumlar kaynamaktadır. Depremler şiddet derecelerine göre kasaba ve şehirleri, yol, köprü ve barajları, tarihsel anıtları tahrip ederler. Büyük şehirlerdeki hasarların çoğunluğu yangınlardan ileri gelir. 1906 SanFransisco ve 1923 Tokyo depremlerinde hasarın %95’ i yangınlardan meydana gelmiştir. Nüfusu fazla kalabalık şehirlerin yakınında veya çevresinde vukua gelen büyük depremler on binlerce ve hatta yüz binlerce insanın ölmesine neden olmaktadır. Şehir zeminin jeolojik durumunun ve binaların yapı özelliğinin ölü sayısı üzerindeki etkisi büyüktür.